SON DAKİKA

Sismolog Prof. Dr. Öncel: Türkiye’de deprem tehlike durumu değişti

Bu haber 02 Eylül 2019 - 13:31 'de eklendi ve kez görüntülendi.

ÇANAKKALE 18 Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Sismoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Osman Öncel, Türkiye’de deprem tehlike durumunun değiştiğini ve yenilenen ‘deprem tehlike haritası’nın e-devlet üzerinden incelenebileceğini belirterek, özellikle gayrimenkul satın alacakların belirli bölgelere yakınlığına göre değil, bina zemininin sağlamlığına göre tercih yapmaları gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Ali Osman Öncel, Türkiye’de ‘deprem tehlike haritası’nın 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren yenilendiğini belirterek, “Türkiye’de yapılan yeni inşaatlarda, verilen yeni imarlarda dikkat edilmesi gerekli olan jeofizik zemin inceleme zorunluluğu, yani 30 metreye kadar zeminin yapısı, zeminin direncinin incelenmesi zorunlu hale geldi. Yenilenen haritayla belli yerlerin deprem tehlikesi arttı, belli yerlerin deprem tehlikesi azaldı. O nedenle de Türkiye’deki deprem tehlike durumu değişti. Deprem tehlike haritasına e-devlet üzerinden inceleyebiliyorsunuz. Evinizin deprem tehlike durumunu sorguladığınızda orada 2 seçenek önünüze çıkıyor. Evinizin altındaki jeofizik zeminin türü nedir. Jeofizik zeminin türü 4 parametrede belirtiliyor. Bunlar, z1 çok iyi, z2 iyi, z3 kötü ve z4 çok kötü. Bir emlakçıya gittiğiniz zaman hangi tür zeminde ev almak istiyorsanız onu söylemeniz gerekiyor. Deprem bilincinde olan bir insansanız, gayrimenkul danışmanına gittiğinizde önce ev değil, depreme güvenli bir zemin aradığınızı söylemelisiniz” dedi.

‘ÇELİK BİNA DA DİKSENİZ ZEMİN KÖTÜYSE DEVRİLİYOR’

Avrupa’da deprem tehlikesi en yüksek ülkenin Türkiye olduğunu ifade eden Öncel, “Ama Avrupa, Eurocode standardının en geç geldiği ülke yine Türkiye. O bakımdan Türkiye’nin tehlikesi yüksek ama tehlikeyi düşürecek standarda 2019’da gelmiş. Türkiye’deki riskin birinci nedeni Avrupa Birliği standartlı zemin incelemesinin yapılmaması. Biz zeminin risk durumunu bilmiyoruz. Çelik bina da dikseniz zemin kötüyse devriliyor. Sizler devrilen bir bina istemezsiniz. Ama kötü ve çok kötü zemin bu binaların devrilmesini tetikliyor. Demek ki bizler binaların risk durumunu şu an bilemiyoruz. Ama binaların tehlike durumunu bilebiliyoruz. Deprem fayına çok yakınsan riskin büyük, uzaksan uzaklıktan dolayı riskin küçük. Ama zemin kalitesi iyi olan bir yerde oturuyorsan riskin az olabilir. Ama zemin kaliten kötüyse riskin büyük de olabilir” diye konuştu.

‘EV ALMA, ZEMİN AL’

Prof. Dr. Ali Osman Öncel, insanların ev değil, zemin almaları gerektiğini dile getirerek, “Çünkü ev dediğiniz 30 yıl sonra kentsel dönüşüme giriyor. O nedenle ev alma, zemin al diyorum. Burada bir emlakçıya gittiğinizde binanın 12 şiddetinde depreme bile dayanacağını iddia ediyorlar. Zemin araştırması nedir, zemin araştırması Eurocode standardına göre mi yapılmıştır, üniversite onaylı bir rapor var mıdır, üniversite danışmanlığı alınmış mıdır? Bir bina için bunlar çok önemlidir” dedi.

‘UYARIYI ALMADIĞINIZ ZAMAN BÜYÜK DEPREMDE YIKILIRSINIZ’

Türkiye genelindeki küçük depremlerin, büyük depremin habercisi olduğunu belirten Öncel, “Küçük depremler bizleri uyarır. Ama bu uyarıyı almadığınız zaman büyük depremde yıkılırsınız. Deprem şiddetine uyarlı bir yapılaşmaya ve şehir planlamasına gidersiniz. Geçen Denizli’de meydana gelen depremde yeni bir fay keşfettik. Türkiye’de her yeni deprem, yeni bir fayı işaret ediyor. Aslında yeni değil. O fay 3 milyon yıldır orada. Bizler deprem enerjisini kullanan bir ülke değiliz. Bu enerjiyle yeni faylar keşfedilebilir ve incelenebilir. Bu enerjiyi kullanabilirsek hem bizi yıkabilecek yeni faylar buluruz, hem de bizi zenginleştirecek doğalgaz ve petrol yataklarını buluruz. Fay, depremin yanı sıra enerji üretme kaynağıdır. Bizlerin yapması gereken depremi bir fırsat görmek, ülkemizin yararına kullanabilmek için çalışmaktır” diye konuştu.

‘EV ALIRKEN GÖRSELLİĞE DEĞİL KULLANILAN MALZEMEYE BAKIN’

Edirne Emlak Müşavirliği Derneği Başkanı Serhat Çeker, deprem riski olan ülkeler arasında yer alan Türkiye’de ev alanların, zeminin sağlamlığına değil manzarasına, görselliğine ve şehre yakınlığına dikkat ettiğini söyledi. Çeker, “Daire satın almak isteyenler, zemin konusuna uzak kalıyor. Depreme dayanıklılığına, dere yatağında olup, olmadığına bakmıyorlar; içindeki malzemeye ve görselliğe bakıyorlar. Edirne riskli bölge, nehirlerimiz çok var. Yumuşak zemin olduğu için çok katlı yapılmaması gerekiyor” dedi.

Ev satın alacakların, manzaraya bakmaması gerektiğini vurgulayan Serhat Çeker, “Evi satın alacak kişiler, görselliğine, manzarasına bakmasınlar. Kullanılan malzemeye, çevresinde dere yatağı var mı; bunlara bakmaları gerekiyor. Mümkün olduğu kadar kayalık bölgeleri tercih etmelerinde yarar var” diye konuştu.

MÜTEAHHİT AKGÜL: ZEMİN ETÜDÜNE BAKILMASI GEREK

İnşaat malzemesi satan, müteahhit Atakan Akgül ise Türkiye’nin deprem bölgesi olduğuna vurgu yaparak, “Ülkemiz, maalesef deprem bölgesinde. Geçmişte de baktığımızda bunun zararlarını gördük. İlk önce zemin etüdüne bakılması gerekiyor. Alınacak olan konutun dış görselinden ziyade kullanılan malzemeler, demirler, betonlar, hangi sınıf olduğuna dikkat etmemiz gerekiyor. Görselden çok bizim için önemli olan zemini. Alacağınız konutta yapı denetimden kullanılan malzemelerin kalitesine bakabilirsiniz. Müşteri genelde evin içine girdiği zaman bakmış olduğu ilk şey görsellik. Beton sınıfları vardır. Bunlar çıkan mimariye göre kullanılır. Genelde Edirne bölgesinde C-25-30 veya C-30-37 beton kullanılmaktadır” dedi.

Faizler düştüğü için bankadan kredi çekerek, konut satın almayı düşündüğünü, ev alırken, konumuna ve ulaşımına dikkat ettiğini belirten Erkan Ak ise “Ev alırken, konumuna ve ulaşımına çok dikkat ediyorum. Çocuğum açısından muhiti de çok önemli” diye konuştu.

Ev alırken, ilk önce komşularına dikkat ettiğini belirten Nilgün Sürücü İmiş de “Semtine, komşularına dikkat ederim. Depreme dayanıklılığı hakkında pek bilgim olmadığı için bilen birilerine sorarım. Zemini de önemli ama benim için en önemli olan komşular” dedi.

Ali Çelik ise “Komşularıma ve muhite dikkat ederim. Artık yaşımız geldi ve hastaneye yakın olması benim için önemli” dedi.