Türkiye’yi yasa boğan Özgecan Aslan cinayetinin tüm failleri yakalanırken, Suphi Altındöken bugün ifadesini değiştirdi. Avukat krizinin aşılması üzerine ifade veren Altındöken, ilk ifadelerinin aksine yan çizmeye başladı.
TEK KALDIK
“Bayan yol güzergâhını değiştirdiğimi görünce bana ne oldu, bir terslik mi var diye sordu. ben de hem daha erken ve hızlı gideriz, hem de aşağı yoldan gitmemiz yasak dedim. otoban bağlantı yolunda ilerlerken, senin niyetin ne de bu yola girdin dedi. ben de ben size otobana gireceğimi söyledim, az ileride gişeler var dedim. bağırarak konuşmaya başladı.
BİBER GAZI SIKTI
Arkadan başıma doğru eliyle vurdu. ilk vurduğunda ona karşılık vermedim. tartışmalarımız kaleburcu köprüsüne kadar sürdü. bağırmaya devam edince tamam sus diyerek, kavşaktan geldiğim yola geri döndüm. hala neden buradan gidiyoruz dedi. ben de gıcıklandın sen, d-400 yoluna iniyoruz dedim. daha sonra bana ikinci defa vurdu ve boynumu tırnaklarıyla cırmaladı. Dikiz aynasından biber gazı çıkardığını ve sıktığını gördüm. eğildim ve bana denk gelmedi. frene bastım, aracı yolun kenarında durdurdum ve kapıdan inerek, yan kapıdan arka tarafa geçtim. araç otomatik kapı olduğundan kumanda olmadan içeriden yolcular tarafından açılması imkânsızdır. içeri girer girmez yüzümü çırmaladı. çok sinirlendim. ben de iki elimle saçlarından tutarak, itekledim. ikinci koltuk ile üçüncü koltuk arasında düştü. Bana saldırmak için geri kalkarken ayağımın tabanı ile karın ve göğüs bölgesine iki üç defa vurdum. Belki bir tanesi de yüzüne gelmiş olabilir. tekme vurunca yerden kalkmak isterken boyun bölgesinde kan gördüm. Bir tekme daha vurdum. bu defa orta koridora düştü. Düşerken kafasını bir yere çarpmış olabilir. koridorda hareketsiz ve baygın yatıyordu. ben şoför koltuğuna geçtim ve hareket ettim.
ARKADAŞIM AKIL VERDİ
D-400 karayoluna indiğimde hala yerde yatıyor ve hiçbir tepki vermiyordu. d-400e indiğimde bayanı yolda indirecektim. ancak baygın halde olduğundan panik yaptım ve arkadaşım fatih gökçeyi aradım. fatih başım belada, neredesin dedim. fatihle konuşurken bayan ayağa kalktı. aynadan gördüm ve refleksle elimin tersiyle itekledim. tekrar koridora düştü. bu sırada telefon açıktı ve konuşmaya devam ettik. fatihe gel dedim. 5-6 dakika sonra ismini bilmediğim bir arkadaşıyla geldi. ben aracın dışında bekliyordum. fatih yanıma geldiğinde kavga ettik, koridora düştü dedim. o zamana kadar öldürmeye niyetim yoktu. ölü olup olmadığını da bilmiyordum. kapıyı hafif açarak, yerde yatan şahsı fatihe gösterdim. ayaklarını kısmen görünce kapat kapat dedi. benim araca bindi, sakin bir yere gidelim, konuşalım dedi. üniversitenin oraya gidelim dedi. fatih ne yapalım diye sordu, ben de ona sordum. ya bir yere atacağız ya da iz kalmasın diye yakalım dedi. fatih arkadaşını aradı, o da benzin getirdi. saat 20.45 sıralarıydı. ben arabadan inmedim. fatih gitti ve benzini getirdi. benim aracın ön tarafına koydu. fatih benim araca binmedi. arkadaşının doğan marka aracına bindi, onlar önde, ben arkada, peş peşe tarsusa hareket ettik. fatihin evinin önüne geldik. fatihe ben eve gidiyorum. yengen merak etmesin. sen de eve gelirsin dedim.
BABAM YARDIM ETTİ
Yolda seyir halindeyken babamı aradım, sokağın başına çıksana dedim. iki dakika sonra geldi. babama kavga ettim, arabada yatıyor, öldü mü, kaldı mı, bilmiyorum dedim. babam şaşırdı kaldı. hastaneye götürelim, baktıralım dedi. ben de fatih gelsin, ona göre konuşuruz dedim. arabaya binerek, babamın evinin olduğu sokağa geldik. saat 21.30 sıralarıydı. arabadan indik, ben eve gittim. babam arabanın önünde bekledi. ben elimi yüzümü yıkadım. eşim yüzüme ne olduğunu sordu. kavga ettiğimi söyledim. birkaç dakika sonra fatih arabasıyla geldi. üçümüz bir aradayken, ne diyorsunuz, ne yapalım dedim. babam fazla geç olmadan hastaneye götürelim dedi. fatih de ölmüşse veya hastaneye giderken ölürse başımıza bela olur, git bak yaşıyorsa ortadan kaldıralım dedi. ben aracın içine girdim, yaşayıp yaşamadığına baktım. hızlı bir şekilde nefes aldığını gördüm. dışarı çıkarak, fatih, yaşıyor, nefes alıyor ama boğazında kesik ve kan var dedim.
YAŞIYORDU BOĞAZINI KESTİM
Fatih bana boğazı filan kesikse işini bitir. şimdi ölsün, ortadan kaldıralım dedi. otobüste bulunan bıçağı sol kapı gözünden alarak araca girdim. kapı açık bir şekilde bıçağı boğazına, boynunun şah damarına doğru soktum. o panikle bir iki defa daha boğaz tarafına sokup çıkardım. araçtan indim. sokakta kimse yoktu. boğazını kestiğimi fatihe söyledim. bıçağı ön tamponun içindeki boşluğa koydum. bu sırada hâlâ araçta bulunan bayandan hırıltılı bir şekilde nefes alıp verme sesi ve öksürük sesi geliyordu. bu sesi fatih de duyuyordu. fatih bu sesi duyunca, oğlum madem yaptın. yüzünü cırmalamış. kızın tırnaklarına kimliğini bırakmış gibisin dedi. ne yapayım dedim. o da bana ellerini kes dedi. bu sırada fatih aracın ön tamponuna koyduğum bıçağı aldı, bana verdi. ben de o panikle tekrar araca girdim. bu arada bayandan hala hırıltılı bir ses geliyordu ve yaşıyordu. kapı da açıktı. bayanın iki elini de bileklerinden kestim. tam araçtan inerken babam yanımıza geldi. arabadan ses geliyor, hırıltı geliyor dedi. ben de kendisine poşet getir dedim. babam evden poşet getirdi. araca tekrar girerek kesmiş olduğum elleri poşete koydum. araçtan inerek babamın evinin alt katındaki kullanılmayan tuvaletin klozetin içine sakladım. babam da bu poşeti koyduğumu gördü ancak içinde ne olduğunu görmedi. babam da muhtemelen (özgecanın) eşyalarını alarak evine götürmüş, avlunun içine koymuş. üçümüz arabanın önünde ne yapacağımı konuştuk. fatih, çuvala koyalım, birkaç gün bir yerde saklayalım, sonra icabına bakarız dedi. ben de o kadar uğraşmayalım dedi. fatih de götürüp bir yerde gömeceğiz ya da çuvalda bekleteceğiz dedi. arabalara binerken fatih, 40 tl para istedi. benzin alayım, o benzin yetmez, en iyisi bu dedi. ben de 40 tl verdim. babam arabaya binerek evin önünde ayrıldık. araçta hırıltı sesi yoktu.
BERABER YAKTIK
Saat 21.45-22.00 sıralarıydı. köy yollarından geçerek eski ankara yoluna çıktık. yolda camı açarak, arabada kalan son bir poşeti yolun sol tarafına attım. içinde yünlü birşeyler vardı. bir süre daha gittikten sonra fatih yolun kenarında durdu, sinyal yaktı. ben de yanında durdum. fatih almış olduğu benzini bana verdi. ben de benzini alıp onun gösterdiği yerden ormana doğru girdim. fatih jandarmanın gelip gelmediğini kontrol ediyordu. içeri girdim, az ileriden u dönüşü yaptım. bayanı ayaklarından sürükleyerek indirdim. aşağıda uçurum vardı. uçurumun kenarına bıraktım. kendisi 5-10 metre kayarak gitti. tekrar yanına gittim ve bir iki kez daha itekleyerek yoldan yaklaşık 15 metre aşağıya indi. yukarı çıktım. babama, benzin bidonunu ver dedim. babam da 5 litrelik küçük şişeyi ve çakmağı uzattı. aşağıya inerken panikle şişeyi ve çakmağı düşürdüm. tekrar yukarı çıkarak büyük benzin bidonunu da babamdan istedim. arabada duran kendi çakmağımı ve bir miktar gazete parçası alarak tekrar bayanın yanına indim. babam arabadan inmiş bana bakıyordu. göz göze geldik ve yakma konusunda konuşmadan tereddüt ettik. acele acele benzini üzerine döktüm. gazete parçasını yakarak üstüne attım. gazete yanıyordu ancak tam tutuşmamıştı. ben yukarı çıkarken alevin parlamasını hissettim, sesini duydum.”




