SON DAKİKA

GÖZ KAPAĞI ESTETĞİ (Oküloplasti) Nedir?

Bu haber 27 Kasım 2019 - 15:02 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Özel Optimed Çorlu Cerrahi Cerrahi Tıp Merkezi, Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yasemin Baydar, oküloplastiyi; gözün plastik cerrahi işlemlerini anlattı.

Okuloplasti, gözün plastik cerrahi ameliyatlarının genel adıdır. Göz kapakları, kirpikler, kaşlar, gözyaşı elemanları (gözyaşı kanalı, gözyaşı kesesi ve gözyaşı bezi), gözün içinde yer aldığı göz küresi ve elemanları gibi geniş bir doku ve bu dokulara ait çok çeşitli hastalıkları içermektedir. Gözümüz kadar göz çevresi dokulara ait rahatsızlıkların giderilmesi gözün sağlığı ve estetik açıdan önem arz etmektedir.
2005 yılında Şişli Etfal Eğitim araştırma hastanesinde asistan olarak görev yaptığım yıllarda çok değerli bir okülopilasti hocamızdan bu bilgileri deneyimleyerek öğrendim. 14 yıldır bu ameliyatları severek yapıyorum.
Okuloplasti çok geniş bir hastalık yelpazesi içerir. Ben burada daha çok kapak hastalıklarına değineceğim. Göz kapaklarımızın özellikli bir yapısı vardır. Göz kapakları, kaşlar ve kirpiklerimiz gözlerimizi korur ve gözlerimizin sağlığı için gerekli ıslak ortamı sağlar, ayrıca duygularımızın yansıtılmasında da önemi vardır.

Blefaroşalazis (Göz kapaklarında sarkma)

Zaman içinde üst ve alt göz kapaklarımızda yer çekiminin de etkisiyle istenmeyen değişiklikler oluşur ve etrafındaki yağ dokusu ile birlikte sarkar. Düşük ve sarkmış üst göz kapağı ve şişmiş gözaltı torbaları insana sürekli yorgun ve üzgünmüş gibi bir ifade verir. Bu yorgun ve yaşlı ifade, yüzün geneli iyi olsa dahi tüm yüze hakim olur. Çünkü gözlerimiz yüz ifademizin temelini oluşturur. Bazı kişilerde sarkık göz kapakları ya da belirgin gözaltı torbaları genetik olabilir ve çok genç yaşlarda bile oluşabilir. Çoğu kişide ise yaşlanmayla beraber gelişen bir süreçtir. Gençlerde göz kapağı derisi kısa ve gergindir. Artan yaşla beraber üst göz kapağı derisi gevşer ve esneyerek ikinci bir katman oluşturup sarkar. Ciddi vakalarda bu deri katlantısı kirpiklerin köklerine kadar uzanır ve hatta bu hattı aşarak görmeyi engelleyebilir. Bu derece ciddi sarkmalar göz kapaklarını aşırı kaldırarak bakma ihtiyacı doğuracağından kişiyi gün içinde sürekli yorar. Genellikle bu durum yıllar içinde geliştiği için kişiler bunun farkında değildir. Alt göz kapağı derisi de gevşeyerek sarkar ve deri torbaları oluşur. Derideki gevşemeye ek olarak göz küresinin etrafındaki yağ yastıkçıkları da zamanla öne doğru gelerek fıtıklaşır. Bunun sebebi bu yağ yastıkçıklarını yerinde tutan dokunun zamanla zayıflaması yerçekiminin etkisidir.
Tedavi…

Tedavi cerrahidir. Göz çevresinde fazla, sarkan veya torbalar oluşturan deri ve deri altı yağ dokusunun kısmen çıkarılarak ve onarılarak daha sağlıklı ve estetik bir görünüme kavuşturulduğu bu ameliyatlara Blefaroplasti terimi de kullanılmaktadır. Ameliyat her bir göz kapağı için ortalama 20 dakika sürer, lokal anesteziyle kapaklar iğne ile uyuşturularak ve sedasyon (sakinleştirici ilaçlar) eşliğinde yapılır. Hastanede yatmaya gerek yoktur, ameliyattan sonra 24 saat soğuk (buz torbası) uygulaması yapılır, antibiyotikli damla ve pomad tedavisi ile 1 hafta içinde normal hayata dönülebilir.
Blefaroşalazis dışında gelişebilecek diğer hastalıklar şunlardır;
Arpacık (Şalazyon), alt ve üst göz kapaklarında oluşan iltihabi bir durumdur.
Göz kapağı düşüklüğü (Pitozis) Diğer sık görülen problem ‘ptozis’ olarak adlandırılan göz kapağı düşüklükleridir. Üst göz kapağı üst görme alanını kapatmaktadır.

Göz kapaklarının içe dönmesi (Entropion)
Göz kapaklarının dışa dönmesi (Ektropion).
Kirpiklerin yapısının bozularak göz içine batması (trikiazis)

Kapak Tümörleri , göz kapağı lezyonları, enfeksiyonlar ve dejeneratif lezyonlar gibi farklı gruplardan oluşur.
Nevus, Halk arasında “ben” olarak bilinir. Moluskum kontagiozum, göz kapağında oluşan siğil diyebiliriz.
Ksantelazma; her iki göz kapaklarında görülebilen sarı-beyaz renkli yağ plaklarıdır.
Hemanjiom; genellikle doğuştan olur, iyi huylu damar tümörüdür. Bu hastalıklar gözde değişik şikayetlere neden olabilir. Çoğu cerrahi olarak tedavi edilir. Tedavi edilmediğinde mesela ptozis çocuk yaşta olduğunda göz tembelliği, yetişkin yaşta görme zorluğu ve gözde yorgunluk gibi şikayetlere neden olur. O yüzden tedavi edilmesi gerekli olan durumlardır.