SON DAKİKA

Doktor anneler, Anneler Günü’nde de çocuklarından uzak

Haber Tarihi: 08 Mayıs 2021 - 13:39

EDİRNE Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi’nde koronavirüs hastalarını tedavi eden uzman doktorlar Bahar Yenigün, Fulya Tanrıkulu ve Müge Kaya, Anneler Günü’nü hastanede karşılıyor. Pandemi başladığında özel gereksinimli oğlu ile 3 ay görüşemediğini belirten Dr. Bahar Yenigün, “Yaklaşık 1 yılı aşkın süredir de düzenli bir hayatımız yok. Nöbet ve çalışma şartlarından dolayı bırakıp 2- 3 gün sonra aldığım oluyor. Ya da gerçekten dinlenmem gerekiyor, alamayabiliyorum” dedi.

Edirne Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi’nin Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Servisi’nde görev yapan uzman 4 doktordan 3’ü anne. Bir yılı aşkın süredir koronavirüs hastalarını tedavi eden doktorlar, Bahar Yenigün, Fulya Tanrıkulu ve Müge Kaya, çocukları ve ailelerinden uzak büyük bir özveriyle görevlerini başarıyla yerine getirdi. Çocuklarıyla hasretlerini cep telefonu ile görüntülü olarak görüşerek gidermeye çalışan doktorlar, Anneler Günü’nde salgının bitmesi istedi.

ÖZEL GEREKSİNİMLİ OĞLUNU 3 AY GÖREMEDİ

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Bahar Yenigün, 14 yaşında Tuğra adında özel gereksinimli bir çocuk sahibi olduğunu belirterek, salgın döneminde çeşitli zorluklar yaşadığını dile getirdi. Pandeminin ilk çıktığı dönemde hastalığın seyrinin bilinmediğini söyleyen Dr. Yenigün, şöyle konuştu:

“Ne olacağı bilinmiyordu. Bilgilerimiz bu kadar iyi değildi. Bizler bundan dolayı hayatımızı kaybedebiliriz. Daha büyük bir panik, daha büyük bir korku ve daha büyük güvensizlikler vardı bizde. O dönemde Türkiye’ye giriş yaptıktan ve o çalışma sistemine geçiş yaptıktan sonra yasaklar kalkana kadar 3 ay boyunca oğlum bakıcı annesi ile birlikte kaldı ve sadece görüntülü görüştük. Çok değişik duygular yaşıyorsunuz, sonuçta o görüntülü görüşmeniz son görüşmeniz olabilir, şartlar bir anda değişebilir, bir daha görmeyebilirsiniz. Ya da onun o korku ve sıkıntısını o dönem anlayamıyorsunuz, çünkü o da ayrı bir korku yaşıyor. Sonrasında bu dönem geçti ama yaklaşık 1 yılı aşkın süredir de düzenli bir hayatımız yok. Nöbet ve çalışma şartlarından dolayı bırakıp 2- 3 gün sonra aldığım oluyor. Ya da gerçekten dinlenmem gerekiyor, alamayabiliyorum. 1 yılı geçkin bir zamandan beri böyle devam ediyoruz. İlk zamanlar 3 aylık dönemde hiç tahmin etmediğim kadar olgun davrandı. Ben çok sorun çıkartacağını, çok problem yaşayacağımızı düşünmüştüm ama ilginç bir biçimde sürekli olarak bana her görüşmemizde onu merak etmememi, iyi olduğunu, benim için dua ettiğini, bir an önce kavuşmak için gün saydığını söyledi. Ama gerçek anlamda beni tedirgin edecek ya da bende bir vicdani bir şey oluşturacak bir davranış sergilemedi aksine çok olgun ve kahramanca davrandı.”

‘HEP AYRI KALDIK’

Doktor Yenigün’ün görüntülü konuştuğu Tuğra ise, “Pandemi döneminde hep ayrı kaldık. Hep annemi sayıkladım. Çok uzun zamandır kavuşamadık. Anneme hep dua ettim. 6 günlük bir ara olmuştu sonra yeniden anneme kavuştum. Anne-oğul beraber vakit geçiriyoruz, şimdi daha iyiyiz. Hep dua ediyoruz” dedi.

‘ANNE, BABA SAĞLIKÇI OLUNCA ÇOK ZORLANDIK’

Eşi Gökhan Kaya Uzunköprü ilçesinde aile hekimi olan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Müge Kaya ise 3.5 yaşında Zeynep Mine adında bir kız çocuk sahibi. Pandemi döneminde eşi ve kendisinin doktor olması nedeniyle kızlarına yeterince zaman ayıramadıklarını dile getiren Kaya, “Kızım 3,5 yaşında ama son 1 senesini yani pandemi sürecinden beri başka insanlarla beraber olamıyor, akranlarıyla iletişim kuramıyor, bu bizim temel problemimiz. Bunun dışında hem babası hem de ben sağlıkçı olduğumuz için artan iş yükünden dolayı bizlerle çok daha az vakit geçirdiği için ilk başta çok zorlandık. Özellikle salgının ilk çıktığı dönemde ekstra bir özen gösteriyorduk eve geldiğimizde. Mutlaka öncelikle duş almak, üstümüzü değiştirmek ve sonrasında çocuğumuzla temas etmek istiyorduk. Kendisi de ilk defa böyle bir şeyle karşılaştığı için biz eve geldiğimizde büyük bir heyecanla koşup sarılmak istiyordu ama biz ‘kızım dur bekle, sonra sarılacağız’ dediğimizde gözlerinde çok büyük bir hayal kırıklığı görüyorduk. Beni en çok etkileyen o dönem o olmuştu. Şimdi artık çocuklar pandemi ile yaşamaya alıştılar, el dezenfektanı ve maske onların da hayatına girdi maalesef. Şu anda sürece daha alıştı. Ama yine de bu yaştaki bir çocuğun akranlarıyla olamaması, istediği zaman dışarı çıkamaması, bunları anlatmak zorunda kalmak zor geliyor” ifadelerini kullandı.

‘ANNEMLE GURUR DUYUYORUM’

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Fulya Tanrıkulu, pandemi döneminde anne olmanın büyük zorluklarını yaşadıklarını söyledi. İstanbul’da Yeditepe Üniversitesi’nde elektrik, elektronik eğitimi gören oğlu Özgür’ün pandemi döneminde geldiğini, ancak kendisine zaman ayıramadığını anlattı.

‘OLDUKÇA FEDAKAR DAVRANDILAR’

Edirne Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi’nin Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Servisi’nde görev yapan 12 sağlık personelinden tek erkek olan Uzman Dr. Alper Eker’in eşi Zeliz Eker de aynı hastanenin dahiliye servisinde doktor olarak görev yapıyor. Pandemi döneminde hastane olarak gayet iyi bir performans sergilediklerini ifade eden Eker, şunları söyledi:

​“Elimizden geleni yapıyoruz. Anneler günü tabi çok kutsal, önemli bir gün. Özellikle hekim anneler çok zor bir süreç yaşıyorlar. Bu dönemde hayatını kaybeden hekim annelerimiz için de ailelerine sabırlar diliyoruz. Umarım tekrarı olmaz. Kendi eşim de dahiliye uzmanı o da pandemi servisinde çalışıyor. Tabi çok daha sıkıntılı bir süreç. Hem çocuklarıyla olan ilişkilerinde hem buradaki hastalara bakımı açısından. Eve hastalık taşıyıp taşımamada, bulaştırıp bulaştırmama da sıkıntılı bir süreç. Oldukça yoğun tempolar yaşandı. Aylık kalınma durumları oldu, çocuklarıyla görüşemediler, izole yaşadılar. Gerçekten hakları ödenemez. Hem anne olarak hem hekim olarak bu süreçte aktif çalışmalarının bir karşılığı yok. Oldukça fedakar yaklaşıma girdiler. Ne mesai saati kavram oldu ne gün kavramı oldu. 7 gün 24 saat sahadaydılar.”

BU HABERİ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.