SON DAKİKA

Beyin kanaması ameliyatsız tedavi edildi

Bu haber 05 Aralık 2016 - 16:54 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Yaklaşık 1 yıldır hipertansiyon tanısı ile takip edilen ancak aralıklı olarak tansiyon yüksekliği sorunu yaşayan 44 yaşında bayan hastanın beyin kanaması olmadan iki gün önce şiddetli baş ağrısı şikayetinin bulunduğu, 2. Günün sonunda konuşma bozukluğu, kusma ve bilinç kaybı ile Çerkezköy Devlet Hastanesi Acil Servisine başvurduğu öğreildi.

TABURCU EDİLDİ
Çekilen beyin tomografisinde travmasız subaraknoid kanama (SAK) saptanarak beyin kanaması tansıyla Çorlu Devlet Hastanesi’ne kabul edildi. Hastanın klinik bulguları kontrol edilip durumu stabil hale getirildikten sonra çekilen 3 boyutlu beyin anjiografisinde Ön beyin atar damarı üzerinde ardışık 2mm ve 6 mm büyüklüğünde kanamalı baloncuk saptandı. Hastaya anjiografik yöntemle 3.5 saatlık bir operasyon uygulandı. Hasta operasyon sonrası 14 gün kadar takip edildikten sonra şifa ile taburcu edildi.

ANEVRİZMA NEDİR
Anevrizma damar duvarında zayıf bir noktadan dışarı taşma ya da baloncuk oluşumudur. Anevrizmalar vücuttaki tüm damarları ilgilendirebilir ancak sadece beyindekiler beyin kanamasına yol açar ki bu beyin hasarı ve ölüme yol açabilen ciddi bir durumdur. Anevrizmalar nüfusunun yaklaşık % 2 – 6 görülebilen ve ölümcül durumlara yol açabilen klinik antitelerdir. Kabaca Tekirdağ ilinde 2013 nüfus sayımı dikkate alındığında 17.500 – 52.500 kişi ve Türkiye genelin’ de 1.5 – 4.6 milyon kişiye tekabül etmektedir. Yılda % 0.01 anevrizma yırtılması ve subaraknoid kanama (SAK) meydana gelmektedir. Bu da Tekirdağ ilinde yılda yaklaşık 87 Türkiye genelin’ de 7.666 yani yaklaşık 68 dakikada bir vaka görülmesi anlamına gelmektedir. Genellikle kadınlarda erkeklerden daha sık görülür ve hastaların %20'sinde birden fazla sayıdadır. En sık 40-60 yaş grubunda sigara içen ve ailesinde anevrizma öyküsü olan grupta izlenir.

Bir anevrizma yırtıldığında beynin etrafındaki boşluklara kanayarak (subaraknoid kanama) genellikle ''hayatımdaki en şiddetli baş ağrısı'' diye ifade edilen bir baş ağrısına sebep olur. Diğer belirtiler bulantı, kusma, letarji ve bilinç kaybıdır. Subaraknoid kanama tıbbi bir acildir ve hastaların %10-20'si hastaneye ulaşamadan ölürler. %40-50 hasta sonraki 30 gün içerisinde bütün müdahilelere rağmen ölür; yaşayanların yarısı hayatı boyunca günlük aktivitelerini yerine getirebilmek için başkalarına bağımlı hale gelirler.

Subaraknoid kanama geçiren hastalar kanın subaraknoid mesafede olmasının yaratacağı komplikasyonlar nedeni ile 2 haftaya kadar yoğun bakım ünitesinde kalabilirler. Hidrosefali beyindeki sıvı dolu boşlukların şişmesidir ve azaltılması için drenaj tüpü yerleştirilmesi gerekebilir. Beyin kanamasından yaklaşık dört gün sonra kanın yıkım ürünleri kan damarlarını rahatsız edebilir ve vazospasm adı verilen beyne giden kan akımında genel düşmeye sebep olarak inmeye yol açabilir. Damar çaplarında genel bir daralma ile karakterizedir. Bazen bu durum ilaçlar ile engellenebilir ya da kan basıncı arttırılarak daralmanın önüne geçilecek şekilde tedavi edilebilir. Eğer bu önlemler yetmezse beyin kan damarlarına doğrudan ilaç verilmesi ya da balon ile daralan damarların açılması gibi daha agresif girişimler yapılması gerekebilir.

Damar içinden tedavi yani endovasküler tedavi nöroradyoloji ya da girişimsel radyoloji uzmanı tarafından uygulanır. Bu çoğu zaman beyin anjiyogramının devamı olarak yapılmaktadır. Bundan 20 yıl kadar önce gündeme gelen endovaskuler tedavi seçeneğinin esas formu koilleme (kanayan damarı tıkama) iken günümüzde ve özellikle de son zamanlarda akım çeviriciler de önemli bir alternatif rolünü üstlenmektedir. En uygun tedavi yöntemi anevrizmanın büyüklüğü, yeri, anatomi, klinik semptomlar ve diğer faktörler değerlendirilerek seçilir. Hasta için çok daha konforlu ve hayat kurtarıcı tedavi modalitesinin kurumumuzda uygulanabilir olması ilimiz ve bölgemiz için büyük kazanç ve umut vadeden bir gelişmedir. Bu imkanın bölge halkına sunulması idari ve mülki amirlerin yoğun çabası ve nitelikli gayreti ile mümkün kılınmıştır.

.