SON DAKİKA

Atatürk’ün Okuduğu Kitaplar, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde

Bu haber 26 Kasım 2019 - 10:55 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Hayatı boyunca yanından kitaplarını ayırmayan ve özellikle ömrünün son yıllarını okumaya ve yazmaya adayan Atatürk’ün dokunduğu, okuduğu; okurken bazı satırların altını çizdiği kitaplar İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde özenle korunuyor.

Hayatı boyunca bilime ve kitaba önem vermiş bir dünya lideri olan Mustafa Kemal Atatürk’ün kitap okumayı hiç bırakmadığı; İstanbul’a geldiği zamanlarda o zamanki ismi Darülfünun olan İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nden tarih, edebiyat, sosyoloji, hukuk gibi çeşitli konularda ve Almanca, Fransızca gibi farklı dillerde kitap istediği biliniyor.

Atatürk’ün İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nden temin ederek okuduğu 180 kitabın tanıtılması, kullanıcı ile buluşturulması ve Atatürk’ün kitap sevgisi konusunda farkındalık oluşturulması amacıyla “Atatürk’le Okumak” projesi, İstanbul Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı tarafından gerçekleştirildi. Bu proje kapsamında Atatürk’ün okuduğu kitaplar bibliyografik künyeleri tamamlanarak dijital ortama aktarıldı. Bu kitaplara İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi web sayfası aracılığıyla erişilebiliyor.

“Atatürk Kitap Okumak ve Araştırmaktan Hiçbir Zaman Vazgeçmemiştir”

Atatürk’ün İstanbul Üniversitesi ile bağını paylaşan İstanbul Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Dr. Pervin Bezirci, “Bir devrin kapanmasıyla beraber Yıldız Saray Kütüphanesi’nin Atatürk’ün emriyle o zamanki adı Darülfünun olan İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’ne gönderilmiş olması bizim için çok kıymetlidir. 1924 yılında Yıldız Saray Kütüphanesi’nin İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’ne dâhil olmasıyla birlikte nadir eserler koleksiyonu çok kıymetli nadir eserlerinin zenginleşmesine vesile olmuştur.” dedi.

Atatürk’ün kitap sevgisini anlatan Dr. Bezirci, “Bir dünya lideri olan Atatürk, hayatı boyunca bilime ve kitaba olan önemi vurgulamış ve bunu yaşamına yansıtmıştır. Hayatının çoğu cephelerde geçmiş olmasına rağmen kitaplarını yanından ayırmamıştır. Sadece öğrenim hayatı değil idari hayatı boyunca da kitap okumak ve araştırmaktan hiçbir zaman vazgeçmemiştir. Atatürk sadece okumakla kalmamış, tecrübelerini ve bilgi birikimlerini gelecek nesillere yansıtmak amacıyla kitaplar yazmıştır. Bunlardan en bilinenleri Nutuk ve Geometri kitabıdır. Atatürk gerek milli mücadele dönemindeki liderliği sırasında gerekse Türkiye Cumhuriyeti kuruluş dönemindeki görevleri sırasında kitaplardan edindiği bilgi ve tecrübeleri mesleğine yansıtmıştır.” ifadelerini kullandı.

Atatürk’ün kitap okurken bir araştırmacı titizliğiyle çalıştığını belirten Dr. Bezirci, “Atatürk’ün kitap okurken görüşlerini ve değerlendirmelerini yansıtan satırlara çeşitli işaretler koyması, altını çizmesi veya notlar alması yönü bilinmektedir. Atatürk’ün okuduğu kitapları bu özelliğiyle değerlendirerek 24 ciltlik bir eser haline getiren Anıtkabir Derneği’nin Atatürk’ün Okuduğu Kitaplar başlığı altındaki eserinden de anlaşıldığı üzere hayatı boyunca 3997 kitap okuduğu görülmektedir. Bunun fazlasını okuduğu; bu sayının sadece notlar aldığı ve tespit edilebilen sayı olduğu bilinmektedir.” şeklinde konuştu.

“Cephanenin Yerini Kitaplar Almalı”

Atatürk’ün okuduğu kitapların Tarih, Türk Dili Edebiyatı, Ekonomi ve Hukuk ağırlıklı ve çok çeşitli konularda olduğunu ifade eden Dr. Bezirci, “Bir de Atatürk’ün kendisine kitap hediye edildiğinde, özellikle kendi koleksiyonunda olmayan yeni kitap hediye edildiğinde çok mutlu olduğu ve kitap hediye edilmesini herkese tavsiye ettiği bilinmektedir. Atatürk’ün çeşitli anılarını içeren yazıları okuduğumuzda kitap ve kütüphanenin hayatının çoğunu oluşturduğunu görmekteyiz. Bu anılarını Çankaya Köşkü’nde uzun yıllar yanı başında çalışmış olan kütüphanecisi Nuri Ulusu tarafından yazılmış kitaplarda da görebiliyoruz. Nuri Ulusu’nun ifadelerine göre Atatürk sadece kütüphanede değil günlük hayatının her noktasında kitapla birlikte yaşamıştır. Gerek yemek salonunda gerek seyahatleri sırasında hem kütüphaneci Nuri Ulusu’yu hem de kitaplarını yanından ayırmadığı anlaşılmaktadır.” diye konuştu.

Dr. Bezirci konuşmasını, Nuri Ulusu tarafından kaleme alınmış olan bir anıyı paylaşarak şu sözlerle sonlandırdı: “Nuri Ulusu bir gün kütüphaneyi düzenlediği sırada birkaç asker odaya girerler. İki tane cephane sandığını kütüphane salonuna bırakırlar. Nuri Ulusu, şaşkınlık içerisinde ne olduğunu anlamaya çalışırken Atatürk gelir ve ‘Bir zamanlar savaşta cephane taşımak için kullanılan bu sandıkların artık bu savaşın bitmesi yeni bir savaşın; kültür ve sanat savaşının başlamasıyla başka bir göreve uygun olduklarını düşünüyorum. Bu sandıklar artık kitaplarla doldurulmalı; cephanenin yerini kitaplar almalı.’ der.”